RİCA ve HATIRLATMA

Paylaşmak elbette çok güzel. Ama ürün veya tasarımın sahibini hiçe sayarak kendine maletmek bence hiç hoş değil. Bu hususta daha duyarlı olmanızı, yayınlarınızda kaynağınızı belirtmenizi özellikle rica ediyor,

"5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası" gereği eser sahibinden izin alınmadan, web sitelerine yüklenmiş olan fotoğraf ve makalelerin kopyalanması, saklanması ve kullanılması suçtur !!!


diye tekrar hatırlatmak istiyorum. Lütfen yanlış anlamayın, emeğe saygı gerek...

20 Haziran 2010 Pazar

BABALAR GÜNÜ...


     Canım babacım iyi ki varsın, seninle nice güzel, mutlu, sağlıklı yıllarımız olsun, seni çok seviyoruz...



     Canım Kocacım, Babalar günün kutlu olsun, nice mutlu yıllarımız olsun...

     Bu vesileyle bütün babaların, baba adaylarının günü kutlu olsun.

     Sevgiyle, sağlıcakla kalın.

MİMLENDİMMMMM...


Sevgili arkadaşım Atölye Kedi beni mimlemiş, teşekkürler güzelim ...

Bu MİMin konusu ise "kelimeleri okuduğumuzda ilk aklımıza gelenler ya da düşündürdükleri"...

Buyrun buradan :D


Felsefem: "Herkes hakettiği gibi yaşar"

                     "Mutlu et, mutlu ol..."

Hayat: Ailem...

Çocukluk: Mutluluk...

Güneş :Aydınlık...

Gözler : Kalbin aynasıdır :D

Yıldızlar: Çok uzak...

Güzellik : Önemli olan gönül güzelliği (biraz klasik oldu ama)  :D

Sevgi : Ailem

Aşk : Hobilerim :D

Müzik : Enerji, mutluluk, hareket kaynağım... :D

Dost : Herkes olamaz...

Para : Gerekli :D

Zaman : offf bana asla ve asla yetmemiyor ama kıymetini de bilmemiz gerek :D

Erkekler : Başımda 2+2 tane var... (Eşim, oğlum + Babam, kardeşim)  :D

Savaş : Olmasın...

Ağlamak : Sevinçten olursa ne güzel :D

Deniz : Tatil, özgürlük :D

Ayna : Olduğu gibi gösteren, yalansız...
              Herkes önce aynaya baksa sonra da başkalarına...

Hayal : Olmazsa olmaz...

 
Eh ben de bu mimi kimlere göndersem acaba?
Buyrun bakalım :D ....

18 Haziran 2010 Cuma

Ertelenen İstanbul Maceramız ...

    
     Merhaba arkadaşlar, bu hafta sonu büyük bir ihtimalle gitmemiz kararlaştırılan İstanbul gezimizi bir hafta daha erteledik. Bu sefer de Yiğit rahatsızlandı. Dünden beri ara ara ateşi çıkıyor ve yola çıkmaya cesaret edemedik. Olsun her işte bir hayır vardır deyip haftaya allahın izniyle gitmeyi düşünüyoruz.

    Dört gözle oralara gitmeyi, gezmeyi ve tabiki sizleri görmeyi ümit ediyorum. Sizleri çok seviyorum ve sağlıcakla gidip gelmeyi diliyorum. Şulecim, Nilgüncüm sizleri arayacağım canlarım, telefonumu bekleyin güzeller...

    Sevgiyle kalın canlarım...

17 Haziran 2010 Perşembe

Regaib Kandiliniz Mübarek olsun...


Regaib Kandiliniz mübarek olsun.  
  Benim bu Kandil gecesinden dileğim; Sağlıklı, huzurlu, güzellikler dolu, dostluk ve barış kokan bir dünya istiyorum. Hepinize sevgi dolu günler... 


Resim buradan alıntıdır...

16 Haziran 2010 Çarşamba

Mor Kapı Süsüm…

     Merhaba arkadaşlar, kapımın da değişikliğe ihtiyacı olduğunu düşünüp favorim olan mor renkte bir kapı süsü yaptım. 10 Marifet’te sık sık böyle kapı süsleri görüyordum, çok hoşuma gidiyordu. Eh ben de bu furyaya katılayım dedim.
 
 
     Mor renkte sakal ipim vardı, bir de yalıtım için aldığımız sert köpük vardı, eşime yuvarlak şekilde kestirdim. 


      Sakal ipi düz olarak ördüm, yuvarlak köpüğün etrafına bir güzel diktim ve kapı süsümün tabanı bitmiş oldu.


     Üzerine de evde bulunan deniz kabuğu şeklinde nikâh şekerlerini ve onlara uygun, toplamasını çok sevdiğim deniz kabuklarını şekil vererek silikonla yapıştırdım.


     İşte bu kadar, bu kapı süsüm hemen yerini buldu ve kapıma asıldı. Her gören beğendi bu daha çok hoşuma gitti tabi, herhalde birkaç kişi daha kapılarına bu süsten yapacak gibi görünüyor. Hem yapımı basit hem şık bir aksesuar hem geridönüşüm çalışması oldu.

    Sevgiler canlarım…

14 Haziran 2010 Pazartesi

Yiğit’in Kalesi…



    Merhaba arkadaşlar, ilk çocuğun heyecanıyla olsa gerek Yiğit bir yaşındayken ona, büyüyene kadar oynar diye içinde rahatlıkla zıplayabileceği, oyun oynayabileceği kocaman oyuncak kale satın almıştık. Hatta anne-babası bile içine girip, oyun oynamıştı hem de çok sevmişti bu kaleyi :D 
     Küçükken pek bir şey anlamadığı için sevmemişti, yüzüne bile bakmadı. Ama geçenlerde resimlerini gösterince ben zıpzıp istiyorum dedi, kutusundan çıkardık, babası şişirdi ve içine girdi, toplarını da aldı tabii dünyalar onun oldu. “Ben bu zıpzıpı çok beyendim, şeşekkülley” dedi, anne-baba olarak çok mutlu olduk tabi. Şimdi de içinden çıkmıyor, biraz da bununla oyalansın bakalım.


     Çocuğu olan arkadaşlarımı can-ı gönülden davet ediyorum, çocuklar zıplayıp oynarken bizler de rahat rahat oturur muhabbet ederiz artık :D

    Sevgiyle kalın canlarım…

12 Haziran 2010 Cumartesi

Şeker Gibi Şiş Kutusu Yaptım…


     Merhaba arkadaşlar, geçenlerde hobi odamda oturup işimi yaparken birden aklıma, alelade bir kutunun içine koyduğum şişlerime, şöyle cicili bicili, süslü bir şiş saklama kabı ya da şiş kutusu yapmak geldi. Elimdeki malzemelerimi karıştırdım, ne var yoksa ortaya döktüm ve tamamen evdeki malzemelerden kendime, istediğim gibi bir şiş kutusu yaptım.



     Öncelikle elimde olan, şişlerin boyunda büyük strech film rulosunu nasıl kaplasam diye düşünürken kahverengi kanvas pantolonumun paçası (pantolonum leke olunca her yerini kestim bir paçası da buraya kısmet oldu) gözüme çarptı. Onu gerekli ölçülerde kestim. 
 
      Üzerini de çiçeklerle süsleyeyim dedim ve bir zamanlar 10 Marifet sitesinde katıldığım “Kartpostal etkinliği”nde sevgili “AdaDeniz” bana bu bol çiçekli kartı göndermişti, üzerindeki çiçekleri dikkatlice söküp kumaşa diktim, çiçekler az gelince temizlik bezlerinden kendimce çiçekler yapıp onları da diktim. Hem biraz daha kalabalık hem de süslü göründü.
 
 
 
     Rulonun her iki tarafına, kartonlardan kapak kestim ve koli bandı ile iyice yapıştırdım. 
 
 
 
     Bir tarafındaki bantlı kapağı rahatlıkla açıp kapatacak şekilde dikkatlice kestim.
 
 
     Ruloyu ayarladıktan sonra da kumaşın üzerine çiçekleri yerleştirip iğneledim. Daha sonra hepsini tek tek diktim. Büyük çiçeklerin ortalarına da güzel görünsünler diye boncuk diktim.
 
 
     Kumaşın iki tarafını da birbirine diktikten sonra düz tarafını çevirdim,  ruloyu içine soktum, üzerine askı olarak kullanacağım kurdeleye ve üstündeki çiçeklere uyumlu olsun diye iki adet pembe şeritler yapıştırdım, kumaşın altından ve üstünden boşluk bıraktım, alt tarafını lastikli bir iple sıkıca bağladım. 


     Üst tarafına ise makasla çentik atıp, kurdeleyi o çentiklerden bir alttan bir üstten geçirdim. Kolaylıkla açılıp kapanması için hafifçe bağladım ve hobi odamda askıya astım, hatta kullanmaya başladım bile…
 
 

    Evet biraz uzun bir anlatım oldu ama sizleri sıkmamışımdır umarım. Nasıl olmuş canlarım, beğendiniz mi? Görüntüsü de şeker gibi olduğu için ona “Şeker Kutu” diycem :D

    Ben yaparken çok eğlendim hem evdeki malzemeleri değerlendirdim hem istediğim gibi bir şiş kutum oldu hem de bu kutuyla birlikte “adadeniz”i sık sık anacağım. Ellerine sağlık güzelim…

    Sevgiyle ve sağlıcakla kalın canlarım.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...