RİCA ve HATIRLATMA

Paylaşmak elbette çok güzel. Ama ürün veya tasarımın sahibini hiçe sayarak kendine maletmek bence hiç hoş değil. Bu hususta daha duyarlı olmanızı, yayınlarınızda kaynağınızı belirtmenizi özellikle rica ediyor,

"5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası" gereği eser sahibinden izin alınmadan, web sitelerine yüklenmiş olan fotoğraf ve makalelerin kopyalanması, saklanması ve kullanılması suçtur !!!


diye tekrar hatırlatmak istiyorum. Lütfen yanlış anlamayın, emeğe saygı gerek...

30 Eylül 2010 Perşembe

300 Kişi Olduk...



İki kişi ile başlayan ailem 300 kişi oldu, hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim canlarım... 

Hep birlikte daha güzel günlerde, yazılarda ve yorumlarda buluşmak, kaynaşmak ve çoğalmak ümidiyle hepinize saygılarımı gönderiyorum...

Yenilenen Kasem, Cezvem ve Annemin Tepsisi...


    Evet arkadaşlar artık her gördüğüm eşyayı “bunu nasıl boyasam, hangi peçeteyi kullansam, nereyi süslesem?” diye düşünüp atmıyorum, saklıyorum. Bu cam tabağım da bulaşık makinesinden yan tarafı çatlamış olarak çıkmıştı, atmaya da kıyamadım, aldım elime bunu da boyayıp masa üzerinde meyve tabağı olarak kullanayım dedim. 

    Bu tabağı biraz farklı çalıştım, ilk önce dış tarafından peçeteyi transfer ettim sonra boyadım, üzerine tekrar peçete yaptım ve verniğini sürdüm. İç taraftan da dıştan da çiçekler göründü, hoş bir tabak oldu... Bu deseni de ayrıca seviyorum, rengi de çok güzel hem de şık duruyor...



     Bir de minicik küçücük cezve var :D Annemden aldım, tek kişilik kahve için cezvesiydi, bir gün yeğenim yere atmış ve her yeri çatlamış... Böyle şirin cezve hiç atılır mı? Hemen boyadım, peçete transferi yaptım ve karşınızda sevimli cezve :D Bunun içine minik çiçekler koyup duvara asmayı düşünüyorum, ben bayıldım tabi komşularım, arkadaşlarım da :D Ayrıca bunun transferini bana geldiğinde Acemihobici Işılcığım yaptı, ona da kısmetmiş :D Neyse bu da minik cevzemin olmuş bitmiş hali :D



    Ayrıca annemin de şu meşhur Coca Cola tepsisi vardı, onu da isteği üzerine gelincik desenli peçetelerle süsledim, güzel günlerde güle güle kullan annecim :D
 

     Sevgiyle kalın canlarım...

24 Eylül 2010 Cuma

Çiçeğim ve Çim Adam...


     Merhaba arkadaşlar, Kırşehir’e son gittiğimde teyzemin bahçesinde bu çiçeklerden görmüştüm, “renkleri de ne güzelmiş” dediğimde teyzemin kızı da bana bu minik çiçeği bahçeden alıp bu şirin saksıya dikip vermişti sağolsun. Uzun zamandır öyle duruyordu, çiçeğimi sabah sularken bir de baktım ki açmış bana gülümsüyor :D Ablacım bak diktiğin çiçek açmış, teşekkür ederim canımın içi...


     Bir de yeni arkadaşımız var evimizde, bu gördüğünüz çim adamımız Kimiji :D Daha doğrusu Yiğit’in yeni arkadaşı, sabah akşam suluyoruz hem oğluşuma da bir oyun oluyor... Bir arkadaşımızın yaptığı hediye çekilişinde oğluşum adına katılmıştım, yani kendi hediyesini kendisi kazandı :D

    Sevgiyle kalın canlarım...

23 Eylül 2010 Perşembe

Blog Sahipleri Buluştuk ve Daha Neler?...

     Eveeet 21 Eylül Salı günü sevgili arkadaşım, Fethiye’den gelen Acemihobici Işıl için mini bir buluşma yaptık, 5 kişiydik ama çok güzel bir buluşma oldu... Acemihobici Işıl ve ben ilk gelenler olduk, Neriman abla (Neriman’daninciler), Nalan abla ve kızı (Nalanevi) ve bize sürpriz yaparak gelen Yeşim (Ojeli Parmaklar). Geldiğiniz için kocaman kocaman teşekkür ederiz arkadaşlar... 
 
 
     Buluşmamızı tamamlayıp evlere ayrılırken yanımda sürpriz birini götürdüm, Işıl... Bazı nedenlerden dolayı yeğenine gidemedi, “ben varım ya, hadi bize gidelim” dedim, kabul etti sağolsun. Zaten bana da gelecekti bahane oldu, biz de (Yiğit’de uyuduğu için) Işılımla önce Kızılayı dolaştık, bazı işlerim vardı onları hallettik, tabi hobi malzemeleri satan yerlere götürdüm, bazı ihtiyaçlarını aldı, yemek yedik ve aldım eve getirdim arkadaşımı, çok güzel bir gün geçirdik.
 
 
     Işılım Ankara’ya gelmeden önce “senin saatini de tuz hamuruyla yenileyelim beraber” demişti, sağolsun önce tuz hamurunun yapılışını gösterdi, sonra kalıplar çıkardık, bir kısmını mikrodalgada kuruttuk, bir kısmı da balkonda hala kuruyor. Sonra da aldık saati elimize, fiyasko :D saat açılmıyor, denedik denedik olmuyor, bu arada da saati bozduk mu :D ne komikti yahu, tuz hamurlarımız da saat de kaldı elimizde :D Biz de boş durmayalım dedik ve Işılıma boyama, peçete transferini, tekniğini öğrettim, yani çok güzel bir hobi gecesi yaptık kızkıza :D güzel bir alış-veriş oldu :D Aslında arasıra sıra böyle buluşmalar yapsak, bildiklerimizi öğrenmek isteyenlerle paylaşsak ne güzel olur diye düşünüyorum...
 
 
    Sabah kahvaltımız yaptık, Neriman abla bizi kahve içmeye çağırmıştı, hazırlandık ve ablama gittik. Orada da çok güzel bir zaman geçirdik, kahvemizi içtik, muhabbet ettik, bilgi alışverişinde bulunduk, eğlendik... Ellerine sağlık Neriman ablacım...


    Uzun ve güzel bir muhabbetten sonra Işılımla kalktık, evlerimize gitmek için dağıldık, tekrar görüşmek, buluşmak üzere ayrıldık. 

    İyi ki geldin güzelim, iyi ki senin gibi bir arkadaş bulmuşum ve görüşmüşüm. Ankara'daki blog sahipleri her 3 buluşmaya  gelemeseler de sen Fethiye’den gelip üçte ikisine katıldın, helal olsun güzelim :D Herşey gönlünce olsun, umarım yakın zamanda yine gelirsin Işılcım. Burada her zaman bir evin var unutma...

     Sevgiyle kalın canlarım...
 

22 Eylül 2010 Çarşamba

Yeni Hobi Malzemelerim...


     Arkadaşlar bunlar yeni cicilerim yani hobi malzemelerim :D, gerçi bir kısmını kullanmaya başladım ama olsun anca yazıyorum :D Bunlara bakıp bakıp heyecanlanıyorum...

     Sırasıyla; peçete tutkalı, soba boyası (sevgili arkadaşım Atölye Kedi sayesinde keşfettim, çok sık kullanacağım kesin :D), 3 paket cicili peçeteler, 3’lü fırça setim, 2 çeşit sticker (bunlarla güzel projelerim var :D)... E hadi bana kolay gelsin...

20 Eylül 2010 Pazartesi

Yeni Cicilerim...


    Merhaba arkadaşlar, ben her doğum günümde kendime bir hediye alırım hatıra kalsın diye :D Bu sene de Deichman’dan beyaz sandalet tarzı ayakkabıları aldım, çok sevdiğim ve kullandığım bir modeldir. 
 
    Terlikleri de geçen hafta sosyete pazarından almıştım, çok rahat, yumuşacık ve şirin bir terlik, kırmızısını da anneme aldım, bayıldı... Bu terliğin ismi de “Bihter Terliği”, pazarda öyle satıyorlardı... Yuh artık diyorum yahu, Bihter’in de satılmayan kıyafeti, takısı, aksesuarı kalmadı yani :D Ayrıca o artık “Bihter” değil “Fatmagül”... 

     Sevgiyle kalın...

19 Eylül 2010 Pazar

Acemi Hobicimle Ankaralı Blog Buluşması Yapıyoruz...

 
Merhaba arkadaşlar, önceden duyurduğum gibi 18 Eylül cumartesi günü yapamadığımız buluşmayı ertelemiştik.

21 Eylül Salı günü saat 13.30'da Kızılay'daki Park Bulvar Cafe'de buluşuyoruz, duyanlar duymayanlara haber versin. Görüşmek, buluşmak üzere diyorum ve Acemi Hobici Işıl ile birlikte hepinizi bekliyoruzzzzzz...

Sevgiyle, sağlıcakla ve mutlulukla kalın canlarım...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...