RİCA ve HATIRLATMA

Paylaşmak elbette çok güzel. Ama ürün veya tasarımın sahibini hiçe sayarak kendine maletmek bence hiç hoş değil. Bu hususta daha duyarlı olmanızı, yayınlarınızda kaynağınızı belirtmenizi özellikle rica ediyor,

"5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası" gereği eser sahibinden izin alınmadan, web sitelerine yüklenmiş olan fotoğraf ve makalelerin kopyalanması, saklanması ve kullanılması suçtur !!!


diye tekrar hatırlatmak istiyorum. Lütfen yanlış anlamayın, emeğe saygı gerek...
İstanbul gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2012 Salı

İstanbul’da Güzel Bir Haftasonu…


  
   Merhaba canlarım :D siparişlerden, işler güçlerden sıcağı sıcağına yazılar yayınlayamıyorum, gecikmeli oluyor kusura bakmayın… Geçen hafta sonu İstanbul’daydım, çok güzel geçti yani sevgili Hobi Sepetim blogunun sahibesi Nurdanımın güzel misafirperverliği ve bizleri arabasıyla oradan oraya gezdiren Sevgili Hepsi Hobi blogunun sahibesi Kafiye ile birlikte harika ve verimli bir hafta sonu geçirdim :D Buradan bir kez daha teşekkür ederim kızlar…

  
   Nurdanımla cumartesi sabahı kahvaltıdan sonra Lady Craft blogunun sahibi Ayşin hanımın atölyesine gitmek oldu, almam gereken birkaç malzeme vardı onları aldım, bir de diğer ürünlerini inceledik, çok şirin bir yer…

  Beşiktaş’tan çıkınca tabiî ki her zamanki gibi Eminönü’ne gittik. Bayılıyorum buraya, çok hareketli ve bir sürü fikrin gelebileceği bir yer :D Bol bol da malzemeciler var tabii :D Şark Han’a gittik, orada değişik bulduğum malzemeleri aldım ama erken kapandığı için alamadığım ve aklımda kalan objeler de oldu tabii :( Çok güzel bir iş hanı her İstanbul gezisinde muhakkak giderim :D


   Akşam üzeri Kafiye’de gelince sevgili Renkli Keçe’nin atölyesine geçtik, oradan da hem çekilişimde verdiğim keçeyi aldım hem de orada gördüğüm ve lazer kesim olduğu için hayranlıkla baktığım keçelerden aldık…Kızlarla kendimizi kaybettik desem yeridir :D




     
    Oradan da akşam yemeğine geçtik aramıza sevgili Esra Ural Günel de katıldı ve keyifli, bol kahkahalı, eğlenceli, muhabbetli bir yemek oldu…


    Pazar günü de sevgili Emel Güner ablanın atölyesinin açılışına katıldık… “Han Dizayn”, hobi & sanat atölyesi, yeri de Ümraniye’de, yakın olanların atölyeye bir uğramalarını tavsiye ederim. Bütün ahşap boyama öğretmenleri ve öğrencileri ile oradaydık. Bazı blogger dostlarım ile zaten tanışıyordum, diğerlerini de bloglarından ya da face’den görmüştüm ama hep birlikte olmak gibisi yokmuş, böyle muhabbet ederek görüşmek daha güzelmiş. 


Nurdanım ve Kafiye ne yapıyorlar acaba :D Tabiki İşkencesi İstanbul'da rota belirlemek için telefondan navigasyona bakıyorlar :D Onlara o an fotosu hediye ediyorum :D
      Malum İstanbul da bir yerden bir yere gitmek eziyet, dolayısıyla karşıya geçip atölyeye gitmemiz biraz geç oldu ve otobüsüm erken gideceği için çok kısa bir süre bu tatlı insanlarla beraber oldum, tadı damağımda kaldı… Umarım daha güzel etkinliklerde yine beraber oluruz… Güzel yürekli marifetli kızlar, sizleri seviyorum… 

     Biliyorum biraz uzun oldu ama kusura bakmayın, sonuna kadar okuyanlara da teşekkür ederim :D 

   Sevgiyle güzelliklerle kalın canlarım…

31 Mayıs 2012 Perşembe

SANIRIM REKOR BENDE : 2 KITA, 4 ŞEHİRDE, 6 GÜN İÇERİSİNDE 11 BLOGGER VE SAYISIZ DOST…

        Merhaba arkadaşlarım, canlarım, dostlarım…

    Uzun zaman oldu İstanbul gezimizi yazamayalı, kermesler, etkinlikler, dönüş yorgunluğumuz, BELMEK sergimiz, o bu ve de şu derken, zaman öyle bir geçti ki :D... İnanın, tüm yorgunluğumuza rağmen değdi, lafı fazla uzatmadan başlayayım anlatmaya. Yalnız baştan söyliyim bayağı uzuuuuun bir post bu :D roman gibi :D, sonuna kadar okuyun derim ben...


   Adana’dan sevgili Neslihan ile bir gün geçirdikten ve Atölye Beyaz’ın sergisinden sonra (burada ve burada anlatmıştım) ertesi sabah İstanbul yolculuğumuz için hazırlıklarımızı tamamladık, yemeğimizi hallettik derken evden geç çıktık. Akşamüzeri Murat'ın İzmit'teki arkadaşlarına hem bebek görmeye (ne tatlı maşallah bir görseniz) hem de başsağlığına uğradık. 

   Yoldayken sevgili Banu Ablayı (Banuca) aradım “müsaitsen sana uğramak istiyoruz” diye, o da sağolsun “bizde kalın, gitmeyin bir yere” deyince tam anlamıyla postu serdik :D Gece bir buçuğa kadar  sohbet muhabbet derken geceyi Bavyera tarzında bir ahşap evde geçirdik, yağmur ve gök gürültüsü içerisinde orman havasını çekerek uyuduk. Sohbetin kalanını sabah yaptık, sis kadar bizde bir türlü kalkmak istemiyorduk ama yolcu yolunda gerek dedik, sisler içerisinde yola koyulduk. Her şey için teşekkür ederiz Banu abla ve Solmaz teyze, her şey gönlünüzce olsun, “Sizi Seviyoruz”…


    


 
     İzmit’ten geldik İstanbul'a :D İlk olarak Miray (Miray's Handmades) ve eşiyle Via Port'ta buluştuk, kahve eşliğinde uzun ve tatlı bir sohbete koyulduk. Fikir alışverişinde bulunduk, güldük, eğlendik hobidaşımla :D. Ayrıca  Miray ile daha sonra eğlenceli ve enteresan olaylarımız da oldu :D Ne güldük ama :D 
 

     Miraylardan ayrıldıktan sonra Kurtköy'de oturan Şule'ye (Ladygreenriver) uğradık, eşlerimiz de tanışsın istiyorduk onun için hafta sonu görüşelim istedik, sağolsun onlar da bizi bırakmadılar. Hatta Yaren'in Hobileri blogunun sevimli dahibesi Emine'de benimle tanışmak için Şule'lere gelmiş sağolsun. Sohbet, muhabbet, hobi, boya, ıvır, zıvır derken arada akşam oturmasına ve ikiz bebek görmeye doktor arkadaşlarımıza gittik. Uzun zamandır görüşememiştik, sohbet, muhabbet ve bebişleri görelim derken tadına doyamadan geri Şuleciğime döndük. Eh İstanbul’da hiçbir şeyin tadına doyamıyorsunuz, hayat hep koşturmaca orada, vallahi üzülüyorum :D Şuleciğim ile yine sohbet, hobiler, el emekleri derken gecenin körü oldu ama sohbete doyamadık tabii :D Kahvaltıdan sonra hediyeleşme ve vedalaşma yaptıktan sonra öğlene doğru Avrupa tarafına doğru yola çıktık. Herşey için teşekkür ederiz Şulecim, her şey gönlünüzce olsun, “Sizi Seviyoruz”…


     Avrupa tarafına geçince ilk olarak Beşiktaş'ta bir kafenin üst katını atölye olarak kullanan sevgili Serpil Abla'nın (Hobiler) yanına uğradık, çok tatlı ve gülümseyen yüzüyle kalbinin de güzelliğini gösteren biri, canım benim :D O sırada ahşap boyama yapan Hobiye Doğru blogunun güzel sahibi Şehri hanım ve diğer arkadaşlarla tanıştık. Kahve eşliğinde, sohbet muhabbet derken yanlarından ayrıldık. Ablacım iyi ki tanımışım seni, her şey için teşekkürler. Sevgiyle, mutlulukla kal…



      Serpil abladan ayrıldıktan sonra Ortaköy'e uğrayalım boğaz havası alalım dedik, dedik ama Yiğit kucağımda uykuya dalınca sahilde kala kaldık. Bu arada boğaz turu yapan bir tekne yanaşınca, söylemesi ayıp hadi kumpirimizi teknede boğaz turu yaparken yiyelim dedik, ohhh güzelde ettik valla ne yalan söyleyeyim :D O bir saatlik boğaz turu iyi geldi, İstanbul’un diğer güzelliklerini de bu sayede gördük :D


Eşime fotğraf çekerken çekildiğinin farkında değil :D





        
   Oradan ekmek kutusu siparişi veren sevgili Songül'le buluşacaktık, onlarında Beşiktaş'ta olduğunu öğrenince tekrar döndük Beşiktaş'a, aynı sokakları o kadar çok dolandık ki artık gözü kapalı bulabiliriz yolumuzu :D Derken Songül ve eşi ile buluştuk, sohbet ettik, kahve içtik, ekmek kutusunu teslim ettim arkadaşıma (çok beğendi, o yüzündeki ifade her şeye değiyor inanın) konuşacak o kadar çok konu vardı ki, güzel bir akşam geçirdik onlarla, iyi ki tanımışım seni Songül :D. Yalnız şeker tadında muhabbet etmekten resim çekmeyi unutmuşuz :D

     Ve akşam kalacağımız TEİAŞ Etiler Konukevine doğru çıktık yola, Murat'ın cep telefonundaki navigasyona bakarak yol bulmaya çalıştık. Nedense Konukevi değilde tarife göre Ak Merkez'e geldik ve sorarak yolumuzu bulalım derken birden kaybolduk, yön kavramı yok oldu, hatalı bir tarif sonucu tek yönlü bir yola (yolun başında hiçbir tabela yoktu bu arada) girdik, eğer taksici bizi uyarmasaydı o akşam belki hayatımızdan bile olabilirdik. Geri yani düz döndüğümüzde köprüden deli gibi akan bir trafikle karşılaştık, saniyelerle büyük bir kazadan kurtulduk, Allah razı olsun o taksiciden. Sonra aklımıza Konukevini yazarak yol tarifi alalım dedik ve 5 dakika sonra bulduk adresi, boşu boşuna geçen 45 dakikaya mı yanalım, yoksa yaşadıklarımıza mı bilmiyorum ama sonuçta sağ salim geldik odamıza... 


 
     Ertesi sabah Eminönü kazan biz kepçe, dolanmadığımız sokak ve pasaj kalmadı, güzel malzemeler ve fikirler aldık, yorulduk ama deydi doğrusu. Favori pasajımız olan Şark Han’a gittik tabi ona da bakalım şunu da alalım derken canımız çıkmak istemedi :D Ha bu arada ne mi oldu, şans eseri Nurdan Hanımcığım (Hobi Sepetim) ve ablasıyla karşılaştık, ayaküstü muhabbet ettik. Ablası da Nadideli Eserler blogunun kardeşi gibi güzel sahibesi :D... İstanbul’da tanışmak istediğim bir blogger ve hobidaşımdı çok şükür sürpriz bir şekilde karşılaştık, inanılmaz bir olaydı :D İyi ki tanımışım seni Nurdancım, kocaman kocaman öpüyorum… 


     Güzel ve yorgun günün ardından sağanak yağmurla birlikte Bahçelievler'e Teyzemize gittik, çay içip yorgunluk attık, yine yağmurun altında Konukevine döndük. 

     Eşim İstanbul trafiğine epey aşina olmasına ve pek çok yeri tarifsiz bulabilmesine rağmen, bu seyahatimizde hiç gitmediğimiz yerlerde dolandık durduk, sayemde 2 kez yanlış yola girip dolandık , yine aynı yere getirdim ama :D. E suç bende değil, cep telefonuyla navigasyon bu kadar oluyor, normal navigasyon gibi değil tabi, haritadan yol bulmak daha zor, her yerde sağlıklı 3G yok mesela. Ama sözün özü navigasyon inanılmaz bir kolaylıkmış, hepinize tavsiye ederim.

     Ertesi sabah güzel bir kahvaltının ardından, kaldığımız yere 5 dakika mesafedeki Ak Merkez'e gidelim dedik. Biraz gezindik, bir güzel bir kahve molası verdik, oğluşumu oyuncaklandırdık :D ve çıktık yolaaaa.

     İlk olarak Sapanca'daki Meral Abla'ya (Meral Sanatevi) uğradık. Sohbet, muhabbet edelim, hediyeleşelim, fikirleşelim, birazda yemek yiyelim derken vakit geldi çattı ve tekrar yola koyulduk. Seni çok sevdik Meral abla, her şey için teşekkür ederiz. Ayrıca “
şu da güzelmiş, bundan da alıyım senden” derken bana hepsini hediye etti, “olmaz” dedikçe üsteledi Meral abla sağolsun :D… Güzel yüreğine sağlık, her şey gönlünce olsun canım benim... "Sizi çok Sevdik Meral abla, Asiye abla ve güzel Esra :D"


  
     Sırada Adapazarı'ndaki Talha kardeşimizle görüşmeye geldi, muhteşem güzellikteki yeşil Sapanca'yı bırakıp, bir o kadar muhteşem bir orman parkında buluştuk, güzel bir sohbet ve kahvenin ardından tekrar düştük yollara. Sakarya’ya gidince sevgili Sesiber Sibelciğimi hatırlamasam olmazdı, “
vaktimiz yok görüşemeyiz ama sesini duymak istedim” diyerek aradım sağolsun davet etti ama adaşımın sesini duymak ta yetti :D Teşekkür ederim sevgili Sesiberim :D

     Bu arada eve 70 km kala otobanda bir köpekle karşı karşıya kaldık mı, hem viraj hem yokuş, aşağı inişte miyiz, yağmur ve gecenin karanlığı da cabası mı? Valla verilmiş bir sadakamız varmış, bir sol bir sağ derken kurtardık, ama içimiz dışımıza çıktı, zaten köpek fobimiz vardı, tam tuzu biberi oldu. Sonunda Ankara'ya sağ salim döndük, tüm dostların hatırası kalbimizde, seyahatimizin tadı damağımızda evimize ulaştık çok şükür.

     Dediğim gibi uzuuuun bir post oldu bu, buraya kadar okuduysanız hepinize çok teşekkür ederim, okuyamadıysanız da anlayışla karşılarım tabii :D 

     Görüşmek istediğim ama görüşemediğimiz arkadaşlarım oldu onlarla telefonlaştık, inşallah bir dahaki sefere karşılaşırız canlarımla…

     Tüm görüştüklerimize, telefonlaştıklarımıza tekrar tekrar teşekkür ederiz, Ankara'ya yolu düşenlere gönlümüzde kapımızda açık, selam ve sevgilerimizle.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...